Yeminli Mali Müşavirlik Hizmetleri

Yeminli mali müşavirlik tasdik raporlarının uygulama alanı; "İhracatta Katma Değer Vergisi İadesi Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporu" ve "Tam Tasdik Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporu"dur. Yeminli Mali Müşavirlik Denetim ve Tasdik Hizmetlerinden yararlanmak ve bu tasdiki rapora bağlatmak, mükellefler ve kanuni temsilcileri için çoğu kez bir tercih olmaktan çok, giderek uygulamalardaki güçlüklerin aşılması ve yeminli mali müşavir denetim ve tasdik raporuna duyulan gereksinimle zorunluluğa doğru bir yönelişi beraberinde getirmektedir.

Dernek ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınmasıyla İlgili Tasdik İşlemleri, Sermaye Artırımı ve Sermayenin Ödendiğinin Tespiti İşlemleri, Önceki Dönemler Vergi Uygunluk Denetimleri, Bankalar Kanunu’na Göre Kredilere İlişkin Tespit İşlemleri Organize Sanayi Bölgelerinin Hesap ve İşlemlerinin İncelenmesi ve Denetimi, RTÜK İncelemeleri, Stopaj İadesi Tasdiki, Seyahat Acentelerinin Turizm Geliri Elde Etmek Ve Döviz Getirmek Yükümlülüklerine İlişkin Denetim.

KDV İadesi konusundaki her türlü danışmanlık hizmetleri ve raporların hazırlanması şirketimizde bulunan Yeminli Mali Müşavir, SMMM, uzman ve denetçilerden oluşan deneyimli kadromuzla büyük bir titizlikle yerine getirilmektedir. Türkiye'de yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları KDV'ye tabidir. Ancak Katma Değer Vergisi Kanunu'nda tam istisna kapsamında sayılan ve 11. maddede belirtilen mal ihracatı, ihraç kayıtlı teslimler, hizmet ihracatı, 13. maddede belirtilen deniz ve hava taşıma araçlarının imal ve inşası, ithali ile bu araçlara verilen hizmetler 14. maddede belirtilen uluslararası taşımacılık faaliyetleri KDV'ye tabi olmadığından bu faaliyetlerden dolayı Türkiye'de ödenmiş olan KDV yapılan incelemeler sonrası düzenlenen YMM raporu ile iade edilebilmektedir. Yine KDV kanunu 19/2. madde kapsamındaki uluslararası anlaşma hükümleri gereğince yapılan teslimlere ilişkin iadeler, KDV kanunu 29/2. madde kapsamındaki indirimli orana tabi teslim ve hizmetlerden doğan iadeler düzenlenen YMM raporları ile yerine getirilmektedir.

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun; 5 inci maddesinde düzenlenen ihracat istisnası kapsamında yurt dışına satılan mallarla ilgili olarak yüklenilen ÖTV nin iadesi, 8/1. maddesinde düzenlenen, (I/B) listede yer alan malların (I) sayılı liste dışındaki malların üretiminde kullanılması halinde ÖTV nin tecil ve terkini, 8/2. maddesinde düzenlenen, ihraç kaydıyla satılan malların süresinde ihracı halinde hesaplanan ÖTV nin tecil ve terkini, 7/A maddesinde düzenlenen ihraç malı taşıyan araçlara sınır kapılarında yurt dışına çıkış sırasında motorin teslimlerinden kaynaklanan ÖTV nin tecil ve terkini, İşlemlerini inceleyerek Özel Tüketim Vergisi İadesi ve/veya Üretim Tasdik Raporu düzenlemektedir. Bu rapor üzerine yüklenilmiş bulunan Özel Tüketim Vergileri vergi dairesinden iade alınmakta veya tecil edilmiş bulunan Özel Tüketim Vergileri terkin edilmektedir. Bilindiği üzere, bir vergi alacağı olan iadenin en kısa ve sağlıklı şekilde müşterilerine ödenmesi konusunda Yeminli Mali Müşavirleri ve kadrosuyla titizlikle çalışmaktadır. Unutulmamalıdır ki, ÖTV alacağının vergi mükellefleri açısından diğer ticari alacaklardan finansman boyutunda bir farkı bulunmamaktadır. Bu alacağın en kısa sürede işletme kaynakları arasına girmesi ise hiç şüphesiz Uzmanlık isteyen denetim ve raporlama sonucunda mümkün olacaktır.

İşletmenin büyümesiyle mevcut sermaye yetersiz kalabilmektedir. Bu durumda şirketler sermaye artışı yoluna gitmektedirler. Böylesi durumlarda genelde ya nakdi sermaye ya da ayni sermaye artışı yapılmaktadır. Özellikle aile şirketi şeklinde oluşan bazı limited şirketler uzun yıllar sermaye artışında bulunmamakta, işletmenin sermaye ihtiyacı ortakların gerektikçe şirkete koydukları paralarla karşılanmaktadır. Bu durumda şirket ortağının, şirketten sermayesinin kat be kat üstünde alacağı oluşmaktadır. Şirket ortağının bu şekilde şirketten alacaklı olması durumu, vergi incelemeleri ve bankaların kredi vermeleri sırasında yetkililerin eleştirişine konu olmaktadır. Bu olumsuzluktan kurtulmak için ortakların bu şekildeki alacaklarının sermayeye ilave edilmesi zorunlu hale gelmektedir. Bilançonun pasifinde bekletilen bazı kalemler örneğin geçmiş yıl kârları, gayrimenkul satış kârlarından oluşturulan fonlar, enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan sermaye düzeltme olumlu farkları gibi kalemlerin sermayeye ilave edilmesi halinde hiçbir vergiye tabi değilken bunların başka hesaplara alınması veya işletmeden çekilmesi vergilendirilmelerini gerektirmektedir. Vergi avantajından dolayı da bu kalemlerin sermayeye ilave edilmesi tercih edilmektedir.

Yatırım indirimi istisnası, ticari ve zirai kazançlar ile kurum kazançlarının vergilendirilmesinde, belirli şartlar dahilinde, yapılan harcamaların belli bir tutarının vergiye tabi matrahın hesabında indirilmesine olanak sağlayan bir teşvik ve koruma müessesesidir. Bu özelliğiyle yatırım indirimi, yatırımın maliyetine etkide bulunarak yatırımın karlılığını artıran bir teşvik tedbiridir.

PEKCAN BAĞIMSIZ DENETİM & YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK
TOP UA-42481711-1